Çocuğun Odasında Neden Bu Kadar Vakit Geçiriyor?

Çocuğun sürekli odasında vakit geçiriyor ve sen onun senden uzaklaştığını mı düşünüyorsun? Bakalım neden odasında vakit geçirmek ona iyi geliyor?

Ergenlik dönemi biyolojik, psikolojik, zihinsel ve sosyal açıdan bir gelişme ve olgunlaşmanın yer aldığı çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir  (Yavuzer, 2012). Bu dönemde çocuklar kendilerini bazen yetişkin gibi hisseder, bazen ise çocuk. Bu iki arada kalmışlık onların sağlıklı kimlik gelişimiyle birlikte yavaş yavaş ortadan kalkar ve böylece kendi kimlik gelişimleri oluşur. Yaşam deneyimleri ve öğretilerle yaşam boyu kimlik gelişimi devam eder.

✔ Ergenlik dönemini şu metaforla açıklamak birçok senin bu gelişim dönemini daha iyi anlamana yardımcı olabilir:

Bir ev düşün tüm odaları dağınık, her yer her yerde… İşte bu oda ergenlik sürecine girmekte olan çocuğunun beyni… Kendisi bu odalara tek tek girip toplamaya düzenlemeye çalışıyor. Bazen topladığı odaları bir daha dağıtıyor, bir daha topluyor. İşte beynindeki bu odaları toplama sürecinde çocuğunun arada sırada yalnız kalmaya ihtiyacı var. Günlük yaşadıklarını deneyimlediği olayları süzgeçten geçirip düzenlemek için biraz kendi başına kalması ona da iyi gelecektir. Bu yüzden tüm gününü okulda ve dışarıda geçirdikten sonra odasına çekilmeyi tercih etmesi normal oluyor. Ergenlikteki fiziksel ve psikolojik değişimlere alışmaya çalışırken bu süreci kendisiyle baş başa ya da bilinç dışı bir yönlendirmeyle aynı değişimleri yaşayan akranlarıyla birlikte geçirmeyi tercih edebilir.

Peki sen ebeveyn olarak ne yapabilirsin?

Çocuğunun bu dönemde en çok ihtiyaç duyduğu ortam güven ortamıdır. İstediği zamanda ebeveynlerine ulaşabileceğini bilmek ona çok iyi gelecektir. “Hiç bizimle oturmuyorsun hep odandasın, biraz evde dur da yüzünü görelim” gibi cümleler iletişimi güçlendirmek yerine daha olumsuz hala getirebilir. “Yarın birlikte kek yapalım mı, yarın akşam yürüyüşe çıkalım mı?” ya da “Hafta sonu akşam yemek yemeye gidelim mi?” gibi hafta içi veya hafta sonu yapacağınız etkinlikler hem onu dinlendirecek hem de iletişiminizi kuvvetlendirecektir. Senin de onunla vakit geçirmeye ihtiyacın olduğunu, onu özlediğini sitemli bir dilden uzak şekilde ifade etmen de onun sana daha çok yakınlaşmasına destek olacaktır.

Zihin.co’dan bir öneri:

Sadece ebeveyn- çocuk ilişkisinde değil her ilişkide “bağ kurmak” ilişkinin formülüdür. Duygularına dokunduğun, ona kendini anlaşıldığını hissettirdiğin ve güven verdiğin kişiyle bağ kurmuş olursun. Böylece kendini bu kadar iyi hissettiğin kişiyle bağ kurduğun zaman o kişinin sana kendini açması da daha rahat olur. Derin ve sağlam bağlar kurabilmen dileğiyle..

Gelişim Psikoloğu Ayşegül Gürel
İçindeki çocukla dost kalmış bir gelişim psikoloğu, müziksever bir çift-aile terapisti.