Aşkın Gözü Kör mü?

Göz göre göre hataya gittiğin oldu mu hiç? Sana yaşadığının doğru olmadığını gösteren belki de onlarca işaret varken bunları fark etmediğin ya da göz ardı ettiğin? O uzun yıllardır devam eden ilişkinde yaptığı yanlışları herkes sana söylerken, hatta sen de görürken ona inanmayı seçtiğin? Yüzleşmek neden bu kadar zor? Duygularımız düşüncelerimizi ve inançlarımızı etkileyecek kadar güçlü mü?

Göz göre göre hataya gittiğin oldu mu hiç? Sana yaşadığının doğru olmadığını gösteren belki de onlarca işaret varken bunları fark etmediğin ya da göz ardı ettiğin? O uzun yıllardır devam eden ilişkinde yaptığı yanlışları herkes sana söylerken, hatta sen de görürken ona inanmayı seçtiğin? Yüzleşmek neden bu kadar zor? Duygularımız düşüncelerimizi ve inançlarımızı etkileyecek kadar güçlü mü?

İnsanoğlu için tutarlılığın önemini sıkça duymuşsundur. Biz, bir şeye hem yanlış hem de doğru diyemiyoruz. Dolayısıyla böyle bir durumla karşılaştığımızda bir an önce bu durumdan kurtulmak için elimizden geleni yapıyoruz. Yani çok sevdiğin birinin sana çok yanlış gelen bir davranışı olduğunda zihninde onun doğru kişi olduğuyla ilgili fikrinle çelişen bir durum meydana gelmiş oluyor. Buna “bilişsel çelişki/uyumsuzluk (cognitive dissonance)” deniyor. Ve bu senin için ciddi bir rahatsızlık yaratıyor. Bir an önce bundan kurtulmak istiyorsun.

Bundan kurtulman için iki seçeneğin var:

Ya onun yanlış kişi olduğunu kabul edip buna göre bir yol haritası çizeceksin kendine ya da bu yanlışın değerini küçültecek belki de yok sayacaksın. Aslında yeni bir bilgi ile karşılaştığımızda ona göre eskisini değiştirmek yani yeni bilginin eskisini ortadan kaldırması daha makul gibi görünse de sıklıkla durum böyle olmuyor. Bunun da bir nedeni var tabi. Genellikle ilk inancımız daha yerleşik ve daha çok duygusal yatırım yapılmış olan oluyor. (Bu ilişki için ne kadar da çaba sarf ettin, belki de pek çok kişiyi karşına aldın.. Tüm bunlar boşuna olmuş olamaz! Yoksa kandırılıyor muydun?..)  Dolayısıyla bu eskisiyle çelişen yeni bilgi sende büyük bir duygusal yük yaratıyor.

Bunu ortadan kaldırman, kendini daha iyi hissetmen de bazen gerçekleri çarpıtman gibi bir bedeli gerektirebiliyor.  Tabi her zaman böyle olmak zorunda değil. Her iki tarafın da belli bedelleri olduğu kesin. Gerçeklerle yüzleşmek ve getirdiği duyguyla baş başa kalmak mı yoksa dünyanı kendini iyi hissetmek adına çarpıtmak mı?

Seçim senin!

Klinik Psikolog Feyza Baca Biçer
Yaşamayı ve gülmeyi seven, öğrenmekten ve öğrendiklerini paylaşmaktan keyif alan bir psikolog, akademisyen.