Bir Kez Aldatan Her Zaman Aldatır(mı?)

"Bir kez aldatan her zaman aldatır." sözünü çoğumuz pek çok kez duymuşuzdur. Peki bu bilimsel olarak ne kadar doğru?

Aldatma oldukça acı verici bir tecrübe olmasına karşın son derece yaygındır. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırma, evli çiftlerin %20’sinin aldatma ile karşılaşma olasılığının olduğunu gösteriyor. Evli olmayan çiftlerde ise bu oran %70’i bulabiliyor. Aldatma oranlarının bu kadar yüksek oluşu, pek çok defa duyduğum “Bir kez aldatan her zaman aldatır.” sözünü aklıma getirdi. Ancak bu bilimsel olarak ne kadar doğru?

“Bir kez aldatan her zaman aldatır mı?”

Colarado, Denver Üniversitesi’nden araştırmacılar “Bir kez aldatan her zaman aldatır mı?” sorusuna yanıt aramak için romantik bir ilişkisi olan 484 yetişkine hem kendi hem de partnerlerinin sadakatsizlikleri ile ilgili sorular sordu (Sadakatsizliği şu anki partneri olmayan biriyle cinsel ilişkiye girmiş olmak olarak tanımladılar).

Araştırmanın sonuçları ise oldukça çarpıcıydı. Araştırmacılar, ilk ilişkilerinde aldattığını bildiren kişilerin, aldatmayanlara kıyasla sonraki partnerlerini aldatma olasılığının üç kat daha fazla olduğunu keşfettiler. Bu sonuç, önceki ilişkideki aldatma geçmişinin, sonraki ilişkilerdeki sadakatsizlik için önemli bir risk faktörü olduğunu söylemeyi mümkün kılıyor. 

Sadakatsizliğin öğrenilmesi her zaman ilişkinin sonu olmayabilir ancak Amerika Sağlık Test Merkezleri’nin 441 katılımcı ile yaptığı anketin sonuçlarına göre, aldattığını itiraf eden katılımcıların yarısından fazlası ilişkilerinin hemen sona erdiğini belirtiyor. Aldatma geçmişinin öğrenilmesinin ardından çiftler birlikte mi kalacağına yoksa kendi yollarına mı gideceğine dair kritik bir karar vermek durumundadır. 

Partnerinin aldatma geçmişi var ve sen ilişkinizi seviyor ve sürdürmek istiyorsun…

Böyle bir durumda, “ilişkisel öz farkındalık” kavramını bilmende fayda var. İlişkisel öz farkındalık, kişinin bir ilişkiyi sürdürürken, ailesi tarafından oluşturulan ilişkisel inançlarını, kültürel bağlamını, kişiliğini ve yaşam deneyimlerini anlamasıyla ilgilidir. Eğer partnerinin ilişkisel öz farkındalığı yoksa veya düşükse, hatalarını tekrarlama olasılığı da bir o kadar yüksektir.

Örneğin: “Eski sevgilim çok sorunluydu, kötü bir ilişkiydi, başkasıyla olmamı hak etmişti.” ya da “Bu konuda konuşmak istemiyorum, bunu kapatalım.” gibi eski partneri, mutsuz ilişkiyi suçlayan ya da yüzleşmekten kaçınan tutumlar, düşük ilişkisel öz farkındalık göstergesidir.

Bunun aksine, kişinin aldatmayı kabul edip sorumluluk aldığı, utanç, pişmanlık, öfke gibi duygularıyla yüzleştiği, aldatmaya iten kaynakları keşfetmekle ilgili çabaladığı (okuma, psikoterapi) bir senaryo, yüksek ilişkisel öz farkındalığa işaret eder. Aldatma geçmişi olan partnerin, değişim için çabalamış olması ve sadakatsizliği konuşmaya ve durumla yüzleşmeye açık olması oldukça önemlidir.

Zihin.co’dan bir öneri

Sadakatsizlik geçmişi olan biriyle romantik bir ilişki içinde olmanın riskleri vardır ancak partnerler ilişkiyi sürdürmek istiyorsa suçlayıcı ve yargılayıcı olmaktan kaçınmak önemlidir. Partnerlerin hedefi, “Saygı, güvenlik ve dürüstlük içeren bir ilişkiyi nasıl oluşturacağız?” sorusuna yanıt bulmak olmalıdır. Bu soruya verdiğiniz yanıtlar, ileriye dönük sağlıklı ve net bir yol belirlemenize yardımcı olabilir.

Aldatma konusunda daha fazla okuma için buraya tıkla.

Yararlanılan Kaynaklar

Klinik Psikolog Özgecan Nuryüz
Olmak istediğin yerde, olmak istediğin kişi olmana yardımcı olmaya kendini adamış bir psikolog, doktora öğrencisi, hayata anlam katan her şeyin meraklısı…