Olmaman Gereken Birine Aşık Olmak

"İnsanlar her zaman sahip olamayacakları şeylere mi aşık olur?" Bu soruya aşkın nörobiyolojisi üzerinde yanıt arayalım...

“İnsanlar her zaman sahip olamayacakları şeylere mi aşık olur?”
– Carol gülümseyerek
“Her zaman.” dedi.

Patricia Highsmith-Carol & Tuzun Bedeli

Patricia Highsmith tarafından 1992 yılında yazılan Carol & Tuzun Bedeli kitabından, kişinin olmaması gereken birine neden aşık olduğunu sorguladığı bu diyalog belki de defalarca kez alıntılanmıştır…

Gerçekte niçin olmaman gereken insanlara aşık olduğunu anlamak için, aşkın nörobiyolojisini öğrenmek yardımcı olabilir.

Aşkın Nörobiyolojisi

Aşk, çok sayıda beyin bölgesinin dahil olduğu oldukça karmaşık bir duygudur. Bununla birlikte, bazı beyin bölgeleri diğerlerinden daha önemlidir. Araştırmacı Ruth Feldman, İnsan Bağlılığının Nörobiyolojisi adlı çalışmasında, aşkın yoğunluğunun ve bağlanma kalitesinin, beynin ödül merkezinde (nucleus accumbens) bir nörotransmitter olan dopamin tarafından yönlendirildiğini öne sürmüştür.

Peki dopamin ne yapar?

Dopamin, para, yemek, sosyal etkileşim gibi insanların zevk aldığı ödüllendirici herhangi bir şeye yol açan davranışların oluşmasında rol oynar. Bu noktada önemli olan bu ödülün ne kadar beklenmedik olduğudur. Örneğin, doğum gününde bir çiçek beklerken bir telefon hediyesi almak oldukça beklenmedik olan bir ödül olacağından yüksek dopamin salınımına yol açacaktır.

Bunun aşkla ne ilgisi var?

Yüksek dopamin salınımının yalnızca beklenmedik bir şey olduğunda gerçekleştiğinden bahsettik. Ancak uzun süreli ilişkilerde bu “beklenmedik” durumlar oldukça azdır. Partnerinle ilgili hemen hemen her şeyi bildiğinden nadiren beklenmedik bir şey olur. Bu durum birçok uzun süreli ilişkide aşkın azalmasına yol açar. 

Dolayısıyla örneğin evli birine aşık olduğun bir senaryoda, onu son derece iyi tanıman mümkün olmadığından basit bir gülümsemeyi bile son derece ödüllendirici olarak algılayabilirsin.

Kısacası, olmaman gereken birine aşık olmak, insan zihninin anlayışının ötesinde gizemli ve anlaşılamaz bir durum değildir. Yalnızca ödülün insan beyninde nasıl çalıştığının bir sonucudur.

Zihin.co’dan bir not

Tüm bunlar uzun süreli ilişkilerde aşkı canlı tutmak için birbirini şaşırtmanın ya da yeni deneyimlerin oldukça önemli olduğunu gösteriyor. Ara ara ortaya çıkan beklenmedik durumlar, ödül merkezindeki dopamin salınımının yani aşkın devam etmesini sağlayarak, partnerlerin bir başkasına aşık olma ihtimalini düşürebilir.

Yararlanılan Kaynak

  • Feldman, R. (2017). The neurobiology of human attachments. Trends in cognitive sciences21(2), 80-99.

Klinik Psikolog Özgecan Nuryüz
Olmak istediğin yerde, olmak istediğin kişi olmana yardımcı olmaya kendini adamış bir psikolog, doktora öğrencisi, hayata anlam katan her şeyin meraklısı…