Bitmemiş Meselelerim Bir Gün Biter mi?

Sen de herkes gibi neden hep aynı şeyler başıma geliyor neden hep aynı kişileri seçip duruyorum diyorsan "bitmemiş meselelerin" iş başında demektir. Bitmemiş meselelerini düşünmek ve üzerine çalışmak için bir başlangıç yapmaya ne dersin?

Ah bu bitmemiş meseleler, meselelerim..

Her şey tam da buradan geliyor…

Sen bitmemesi için öyle emek veriyorsun ki sen bitireme diye sanki tüm dünya seferber oluyor.

Seçimlerin tesadüf olmadığı hayatımızda her şey tekrar tekrar yeniden sergileniyor.

Hem de sırf sen bu sefer bu meseleni çöz ve fark et diye.

Çünkü incinmişliklerini onarmanın yolu tekrar bu incinmişlikleri yaşamakla oluyor.

Neden hep aynı karakterde insanları romantik ilişkimde seçiyorum diyorsan cevabı tam da buradan geçiyor:

Sen çocukken yaşadığın o incinmişlikleri, geçmişteki rolünü tekrar canlandırmaya yeltenirsin, fark etmeden o rolleri tam da incindiğin şekilde tekrar sahnelersin.

Peki gelelim asıl soruya bu bitmemiş meselelerin bir gün biter mi?

Biter. Sen o meselenin bir mesele olduğunu fark edip, adım adım üzerine gittikçe, o mesele ortaya çıktıkça ona yokmuş gibi davranmayı bırakınca, onu sevip, şefkat gösterdikçe o mesele mesela olmaktan çıkar.

Annenin, babanın sana çocukken veremedikleri için onlara kızmaya bırakmak yerine tüm bunları sen kendine vermeyi deneyerek başlamak nasıl olur mesela?

Meselen sıcacık bir kalbe sahip olmaksa ebeveynlerinin sana veremediği şefkati, şimdi yetişkin sen’e başkasının vermesini beklemek yerine sen kendin versen ve kucaklasan kendini…

Meselen özgüvenli olmaksa, alamadığın takdir için başkasından alkışlar beklemek yerine sen kendine versen “ iyi ki” diyebilsen …

Meselen güvende olmaksa, hep korunmak istiyorsan, güvenli sınırlar inşa edip sen kendin sınırlarına almayı da sınırlarda dur demeyi de söyleyebilsen?

Meselen kabul görmekse, göremediğin kabul için sen kendini kucaklasan, kendini her halinle kabul etmeye “kabullenmekten” daha çok izin versen…

Nasıl olur?

İşte o zaman bitmemiş meselelerin mesele olmaktan çıkar ve yan yana el ele yürüdüğün bir şey olur.

Gelişim Psikoloğu Ayşegül Gürel
İçindeki çocukla dost kalmış bir gelişim psikoloğu, müziksever bir çift-aile terapisti.