İnsan Neden Yaptığı Hatalardan Çok Yapamadığı Şeylerden Pişmanlık Duyar?

Eğer bir işi, görevi, aşkı yarım bıraktıysan, beynin bunu “bekleyen görevler” olarak algılayacak ve tamamlanması için sana sürekli hatırlatacak.

Bu sözü eminim duymuşsundur. “İnsan, yaptığı hatalardan çok yapamadıklarından pişmanlık duyar.” Peki neden?

Çünkü beyin belirsizliği, bilinmezliği sevmez. Bu yüzden de sonuca ulaşmak ister. Eğer bir işi, görevi, aşkı yarım bıraktıysan beynin bunu “bekleyen görevler” olarak algılayacak ve tamamlanması için sana sürekli hatırlatacak.

Hepimizin yakından bildiği, çok küçük yaşlardan beri dinlediği aşk hikayeleri mesela.. Leyla ile Mecnun, Aslı ile Kerem, Ferhat ile Şirin ve hatta Romeo ve Juliet.. Bu aşk hikayelerinin ortak noktaları nedir peki? Kavuşamamak dediğini duyar gibiyim. Evet kavuşamamak. Kavuşamamak aşkı büyütür. Hatta Aşık Veysel bu duyguyu tanımlarken “Kavuşamazsın, aşk olur.” der.

Bunu açıklayan bir etkiden bahsedeceğim bugün sana:

Zeigarnik etkisi

Bu fenomen Rus psikolog Bulma Zeigarnik’ın bir gün bir cafede otururken garsonların hiç not almadığı halde siparişlerde hiç hata yapmadıklarını fark etmesiyle ortaya çıkıyor. Bu gözlem onu şaşırtıp garsonlara nasıl olup da bu kadar siparişi akıllarında tutabildiklerini sorduğunda görev biter bitmez siparişlerin zihinlerinden tamamen silindiğini fark ediyor. Yani görev/yarım kalan iş tamamlanana kadar beyin sanki bir hatırlatıcı görevi görüyor, ancak görev tamamlandıktan sonra onu silebiliyor.

Bu yüzden sana sorulan bir soruyu cevaplayamadığında, bir tartışma sırasında vermen gereken cevabı yeterince veremediğini hissettiğinde, takip ettiğin dizi son yapmadan yayından kaldırıldığında öfkeleniyor, verdiğin bir sözü tutamadığında mutsuz hissediyorsun.

Hatta belirsizliktense kötü bir sonuca razı oluyoruz çoğu zaman bu sebeple. Ne olursa olsun yeter ki artık son bulsun şu belirsizlik dediğimiz oluyor. Evet çoğu zaman netlik istiyoruz hayatta ancak bazen kötü sonuçlarla karşılaşmamak uğruna yeni olana cesaret edemedğimiz de oluyor. İşte böyle zamanlarda da o gidilmeyen yol hep acabalarla dolu oluyor ve hayatımız boyunca bize eşlik ediyor. Ya cesaret edip anlatsaydım duygularımı reddilmekten korkmaktansa? Ya konuşsaydım onunla? Her şey farklı olur muydu acaba düşüncesi yakamızı bırakmıyor.

Hayatın kendisi belirsizliklerle dolu aslında, o yüzden ne kadar kontrol etmeye, sonuç almaya çalışsak da belirsiz kaldığı anlar muhakkak olacak. Peki ya sonlandırabileceğin belirsizlikler?

Görkemli bir başarısızlıktan, hiç bitirmediğiniz bir şeyden öğreneceğinizden daha fazlasını öğreneceksiniz.

Neil Gaiman
Klinik Psikolog Feyza Baca Biçer
Yaşamayı ve gülmeyi seven, öğrenmekten ve öğrendiklerini paylaşmaktan keyif alan bir psikolog, akademisyen.