Sen Kimsin?

Benliğin başka birisinin meselesi değil, senin birlikte yaşamak zorunda olduğun bir şeydir. Peki, "sen" kimsin?

İster partnerin ister arkadaşın ister aile üyen her kiminle ilişki kuruyor olursan ol, zaman zaman ilişkine ara verebilirsin. Bazen verdiğin molalardan sonra ilişkini yeniden yapılandırır daha mesafeli olursun hatta bazen tamamen bağını koparırsın.

Oysa, tek bir kişiyle ilişkine ara veremezsin: Kendin.

Hatta, başka herkes de seninle ilişkisinde mola verebilir ama sen veremezsin. Kendinle ne kadar yakın bir ilişkide olur ve tanırsan benliğine karşı o kadar objektif olursun, ancak o zaman benliğinle olan bu zorunlu ilişki dostluğa dönüşür ve gerektiğinde kendine dostane mesafeler koyabilirsin.

Usta filozof Wilhelm Schmind, kendinle dost olmanın ancak benliğini tasvir eden çerçeveler ile mümkün olacağını anlatır. Kişinin kendine getirdiği tanımlar ile benliğini daha da açık bir şekilde gördüğüne inanan filozof, insanların yedi noktada tanıma ihtiyaç duyduğunu söyler.

Peki, sen kimsin?

İlişkilerinsin

Senin için en değerli ve benliğini tanımlayacak kadar önemli olan ilişkileri ancak sen bilebilirsin. Hangi aşk, dostluk veya akrabalık ilişkisi senin için benliğinin parçası olacak kadar önemli? Hayatın kaçınılmaz parçalarından olan olumsuz deneyimlerin, stresin ve acının üstesinden gelmeni, kurduğun sosyal bağlar sağlar. Birden fazla önemsediğin ilişkinin olması, bir kişi özelinde yüksek beklentilere girmeni engeller.

Dönüm noktalarınsın

Onlar olmasaydı olmazdım dediğin deneyimler neler? “Bu olay benim hayatıma ve benliğime damga vurdu, o olmasaydı bugünkü ben olmazdım!” dediğin her şey senin benliğinin değişmez parçaları. Benim için dönüm noktalarımdan biri de üniversite eğitimim için İstanbul’a gelmekti. Zaman algınızın oynadığı, hiçbir şeye yetişmenin mümkün olmadığı ve hareketin hiç bitmediği bir şehirde var olma arzusu ve mücadelesi bana farklı birçok bakış açısının kapılarını açtı…

Hayatının yönlendiricisisin

Hedefin olarak ya da olmayarak yürüyeceğin yol nereye gidiyor? Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nde yaşamak için duyduğumuz fizyolojik ihtiyaçları ve güvenlik ihtiyacını, sosyal ihtiyaçlar, saygınlık ihtiyacı ve kendini gerçekleştirme arzusu takip eder. En temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra uğruna yürümek isteyeceğin, rüyalarını süsleyen hedeflere ihtiyaç duyarsın. Zorlandığın anların üstesinden gelirken hayatında bulduğun anlamlar sana destek olur.

Değerlerinsin

Neyi değerli sayıyorsun? Önceliklerin neler? Değerlerin, davranışlarına yön veren ilkelerdir. Bazen insanlar toplumda hiçbir değerin kalmadığını söylerler. Ancak aslında olan, toplumdaki birçok insanın artık değerlerinin kalmadığıdır. Günlük hayatına dair kararların da şekillenen geleceğin de değerlerinle ilişkilidir.

Alışkanlıklarınsın

Benliğinin köşe taşı haline gelen hangi alışkanlıklarını devam ettirmelisin? Hangi alışkanlıkların sana iyi geliyor? Alışkanlıkların olması, her zaman aynı kalman ya da değişikliklere kapalı olman demek değildir. Hayatındaki sana iyi gelen rutinler, kendinle ilişkinde daha fazla yakınlık hissetmeni sağlar. Alışkanlıkların, çok hızlı değişebilen toplumsal hayatta benliğinin ritmini korur.

Yaraların ve korkularınsın

Acılarınla, korkularınla ve travmanla girdiğin mücadelenin bazen sonu gelmez. Onları yok saymak yerine onların da senin bir parçan olduğunu fark etmek, kötü deneyimlerini yeniden yapılandırmanı ve dönüştürmeni sağlar. Hayatta karşına çıkan dezavantajlı anları bazen terapistinle çıktığın bir yolda, bazen hukuk mücadelesi vererek, bazen de gelişen hassasiyetinle seninle benzer yollardan geçen insanlara destek olarak avantajlı hale getirebilirsin.

Kendin için güzel olansın

Senin için güzel olan ne? Senin güzelin nerelerde? Sana güzel gelen anlar, yemekler, manzaralar, sesler, fotoğraflar, düşünceler neler? Bilinçli bir şekilde farkında olduğun her güzellik, yaşadığın zorlukları ve karanlık anları farklılaştıran bir ışık olabilir. Yerinde ve dozunda bir olumlama halinde olmak, senin kendi içindeki hiç tükenmeyecek bir kaynak.

Tüm bu bahsettiğimiz sorular, cevaplarını buldukça yanına “tik” atacağın “egzersizler” olmaktan ziyade senin kendi hikâyenin parçaları ve herkes kendi hikayesi ile var olur…

Zihin.co’dan Bir Öneri

Kendinle sağlıklı ve dostane bir ilişki kurmak ve benliğinle olan dostluğunun hayatını yönlendirmekte ne kadar önemli olabileceği fark etmek istersen, Wilhelm Schmind’in Kendiyle Dost Olmak: Hayatı Nasıl Kolaylaştırır? isimli kitabı başucu rehberin olacaktır.

Psikolojik Danışman Dinemis Kip
Kapıldığı kontrol illüzyonunu öz şefkatle ters yüz etmeyi benimsemiş psikolojik danışman, Amor Fati yolcusu...