Toksik Pozitiflik Nedir?

İyimserlik ve pozitiflikle hayatımıza yansıyan, bizi çepeçevre saran ancak çoğu zaman farkına varmadığımız toksik pozitifliği tanıyor musun?

Çok hayal kırıklığı yaşadığın bir anı düşünür müsün? Çok çabalayıp yine de başarısız olduğun bir iş olabilir, kendinin veya sevdiğin birisinin ciddi bir sağlık sorunu olduğunu öğrendiğin o an olabilir, terk edildiğin an olabilir, hayatını değiştiren herhangi kötü bir yaşantı. Hissettiğin hayal kırıklığını, incinmeyi, üzüntüyü, endişeyi veya korkuyu hatırla. O anlara gittiğinde, iyi niyetli bir arkadaşının veya aile üyenin seni pozitiflikle motive etmeye çalıştığını hatırlıyor musun? “Her şey geçer”, “Sen çok güçlüsün”, “Neleri atlattın canım bunu mu atlatamayacaksın”, “Seni öldürmeyen acı güçlendirir”, “Bu hastalığı benim çok yakınım birisi de atlattı, merak etme o harika sen de harika olacaksın”, “Daha kötüsü de olabilirdi” tanıyor musun bu cümleleri? Belki sana söylediler, belki de sen başkalarını umutla motive etmek için onlara söyledin. Bu cümleler gerçekten de iyi hissettirdi mi sana? Pozitiflik ve iyimserlik sana iyi geldi mi? Yoksa, kendini duyulmamış ve anlaşılmamış mı hissettin? İşte bu toksik pozitifliktir.

Duygularını veya gerçek hislerini görmezden gelmek, onları küçümsemek önemsememek ve yolunda değilken bile her şey yolundaymış gibi davranarak duygularını en aza indirgemek toksik pozitifliğin sinyallerindendir. Pozitif ve iyimser bakış açısının hayatına birçok faydası vardır ancak acını en aza indirmek ve onu geçersiz kılmak faydasız olmakla beraber zamanla yıkıcı bir hale de gelebilir.

İyimserlik, sana utanç ve suçluluk hissettirdiğinde veya senin olumsuz duygularını yok saydığında sana yardımcı olamaz. Aynı şekilde umut, duygularının doğal olarak iniş çıkış gösterebileceğini kabul etmediğinde veya yaşadığın durumun ciddiyetini göz ardı ettiğinde işe yaramaz. Çoğu zaman ihtiyacın olan şey duygularının kabulü ve onaylanmasıdır. Birisinin sana “nasıl hissetmen gerektiğini” ya da “neden o kadar kötü olmaman gerektiğini” söylemesine ihtiyaç duymazsın ancak duyulduğunu ve görüldüğünü hissetmeye ihtiyaç duyarsın.

Peki, hayatımızı çepeçevre saran ve çoğu zaman farkında olmadığımız toksik pozitifliği nasıl dönüştürebilirsin?

Kendinin ne hissettiğinin farkında olarak

Duygularını kabul etmen ve hissetmen gerekir. Kızgın, yorgun, korkmuş veya sinirli hissetmen çok doğaldır. Duygularının farkına vardığında onları halı altı etmemiş olursun ve bu onları sağlıklı bir şekilde deneyimlemeni sağlar.

Acı karşısında kullandığın dili değiştirerek

Dilini değiştirmek kontrolsüz iyimserlikten empatiye geçmeni sağlar. “Bunu yaşadığın için üzgünüm”, “Senin için çok zor olsa gerek tüm bunları deneyimlemek” vb ifadelere hayatında daha fazla yer vermek karşındaki insanın duygularını anlamanı ve paylaşmanı sağlayacaktır. Buradaki kilit nokta, acıların fark edilmesi ve ihtiyaçlara uygun yanıt verilmesidir.

Zamanlamaya dikkat ederek

Şu ana kadar bahsettiklerimiz hiçbir zaman pozitif olamayacağın ya da deneyimlerini ve umudunu başkalarıyla paylaşamayacağın anlamına gelmiyor. Umut ve iyimserlik hayatımızda ihtiyaç duyduğumuz şeylerdir. Ancak, zamanında ve yerinde. Fırtınanın ortasında kalmışken gökkuşağını görmek çok zordur. Önce duygular hissedilmeli sonra yaralar iyileşmeye başladığında pozitiflik sunulmalı.

Sadece dinleyerek

Olumsuz duygulardan rahatsız olup onları hemen düzeltmek isteyebilirsin. Kendini ve karşındaki insanı daha iyi hissettirecek bir şey yapmak için yoğun bir istek hissedebilirsin. Ama tüm bunların işlevli olması için dinlemeye ihtiyacın var. Dinlemek için zaman ayırdığında yaşanan durumun gerçekten ne hissettirdiğini anlayabilirsin. Gerçekten ne hissettirdiğini anladığında ise doğru zamanlama ile işlevli yanıtları verebilirsin.

Takip eden olarak

Birisi bir olay paylaştığında onu takip edebilirsin. Eğer o hayal kırıklıklarıyla dolu bir yolda gidiyorsa o yoldan gitmesine izin ver, ne zaman ki iyimserlikle dolu bir yola girerse orada da eşlik et. Unutma, hepimizin baş etme şekilleri ve olaylara verdiğimiz tepkiler birbirinden çok farklı. Karşındaki insana nasıl iyi geleceğini bilemediğin anlarda sadece onu takip edebilirsin.

Sevdiklerin zor zamanlardan geçerken tüm iyi niyetinle onlara destek olmak, onları ayağa kaldırmak isteyebilirsin ama unutma her şeyin bir yeri ve zamanı var. Kabul ederek ve şefkat göstererek ilerleyebilirsin. Toksik pozitiflik aslında o kadar da pozitif değil.

Psikolojik Danışman Dinemis Kip
Kapıldığı kontrol illüzyonunu öz şefkatle ters yüz etmeyi benimsemiş psikolojik danışman, Amor Fati yolcusu...