Yetersizliklerine ve Acılarına Karşı Şefkatli misin?

Çok zor bir andan geçerken içindeki ses bunun böyle olmaması gerektiğini hatırlatıyor mu? Kendini yargıladığın ve kendine faturayı kestiğin iç muhakemelerin ardı arkası kesilmiyor mu? Kendini kötü ve yetersiz hissettiğinde bunun hep böyle gideceğini mi düşünüyorsun? Durmaksızın seni yargılayan ve hep daha iyisi olabileceğini söyleyen o sesi tanıyor musun? Bu soruların en az birine cevabın evet ise, gel öz şefkat ile tanışalım. Öz şefkat nedir ne değildir?

Öz şefkat üzerine konuşmadan önce sevdiklerine duyduğun şefkatin gücüne ve şekline bakalım. Hayatında gerçekten değer verdiğin birini gözünün önüne getir. Bu kişi, duygusal olarak çok zorlandığı bir dönemde belki de onun için en dikkatsizce olabilecek hataları tekrar tekrar yapıyor olsun. Hani olur ya her şeyin üst üste geldiği bir dönem. Kendini çok suçluyor ve her şeyin kendi sorumsuzluğu olduğunu düşünüyor. Hayat bu ya, sen de belki de en verimli dönemlerinden birini yaşıyorsun. Hayatında her şey yolunda gidiyor. Bu kişi seninle sıkıntılarını paylaştığında ona neler söylersin? Nasıl bir ses tonunda konuşursun? Onun acısını nasıl paylaşırsın?

Peki, tüm bu zorlukları yaşayan kişi sen olduğunda. Kendine de o kişiye yaklaştığın gibi mi yaklaşırsın? Kendinle nasıl konuşursun? İşte, öz şefkat tam burada devreye giriyor.

Öz şefkat aslında en kısa hali ile herkesin acı çektiği bir hayatta kendine destek olmandır. Kendine karşı gösterdiğin şefkat, kişiliğinde seni tatmin etmeyen yönlerini görmezden gelerek kendini tamamen mükemmel görmek değildir. Aksine, hoşuna gitmeyen bu yönlerinin farkında olarak, kendine kızmadığın, kendini azarlamadığın bir dünyada onların varlığını kabul etmektir.

Zorlayıcı duygular yaşarken onları kontrol etmeye çalışmak ve onları bastırmak sana tanıdık geliyor mu? Sanki hiç korkamazsın gibi, korkmak güçsüzlükmüş gibi, bilinmezliğin verdiği kaygıyı yaşamaktan kaçmak için her şeyi kontrol edebilecek güçteymişsin gibi, acıları yaşamaktan kaçmak senin elindeymiş de yapamazsan en beceriksiz sen olacakmışsın gibi. Aslında tüm bu düşünceler senin kontrol illüzyonun, gerçekte bu kadar değişkeni kontrol edemezsin ama kontrolün sende olduğunu zannedersin. İşte öz şefkat, tüm bu yapamama hallerinde korkuna rağmen değil korkunla birlikte o anı yaşadığında veya acı çekerken kendine acımadığın anlarda sana eşlik eder.

Eğer izin verirseniz, insanlar da gün batımı kadar harika olabilir. Ben güneşin batışını izlerken kendi kendime şu sağ köşedeki turunculuğu azaltalım demiyorum gözlerimin önüne serilişini hayranlıkla izlemekle yetiniyorum.  

Zeynep Selvili Çarmıklı-Pembe Fili Düşünme

Kendine yaptığın sert eleştiriler senin için gerçekten yapıcı oluyor mu? Durmaksızın kendini yargıladığında daha mı verimli oluyorsun? Hayır! Aksine, kendini yargıladığında, eleştirdiğinde daha iyi bir performans sergilemiyorsun, daha da sıkışmış hissettiğin için bazen yapabildiklerini bile yapamaz hale geliyorsun. Peki, öz şefkat ne değildir?

Öz şefkat, kendine acımaktır.

Hayır. Öz şefkat, yaşadığın olumsuz deneyimlerden kaçmak demek değildir. Tam tersi, tüm bu olumsuz yaşantıları ve duygularını nazikçe kabul ederek onların varlığıyla barışmanı sağlar. Böylece, onlar zihninde daha fazla yer kaplamazlar. Ayrıca, kendine acıyan insanlar acısının içerisinde kaybolabilirler ve daha dengeli bir bakış açısını benimsemekte zorlanırlar. Kendine karşı şefkatliyken ise bu kopukluktan uzaklaşırsın ve acınla deneyimini görebilirsin.

Öz şefkat, kendini beğenmişliktir.

Kendine gösterdiğin merhamet kendini beğenmişlik değildir. Öz şefkat, “ben hata yapmam, ben mükemmelim” demek değildir. Aksine, çevrendeki insanlardan bir ayrıcalığın olmadığını fark ederek bazen senin de hata yapabileceğini görmendir. Önemli olan olumsuz yanlarını görmemek, kendini eleştirmemek değil; onlarla beraber kalabilmen ve onları kabul etmen. Eksikliklerini veya acılarını fark ettiğinde “Ben baş etmek için çok yetersizim” demek yerine “şu anda yetersiz olduğumu düşünüyorum” diyebilmendir.

Kendine gösterdiğin şefkat ile beraber, olan şeyleri farklı bir şeye dönüştürme çabasındansa, olduğu haline merakla ve açıklıkla yaklaşmaya niyet edebilirsin. Şu anın nasıl olması gerektiğiyle meşgul olmak yerine aslında nasıl olduğu ile ilgilenebilirsin.

Zihin.co’dan Bir Öneri;

Öz şefkat konusunda daha fazla bilgi almak istersen, Christopher K. Germer ve Kristen Neff’in Öz Şefkatli Farkındalık, Zeynep Selvili Çarmıklı’nın Pembe Fili Düşünme ve Zümra Atalay’ın Şefkat kitabı sana yol arkadaşlığı edecektir.

Psikolojik Danışman Dinemis Kip
Kapıldığı kontrol illüzyonunu öz şefkatle ters yüz etmeyi benimsemiş psikolojik danışman, Amor Fati yolcusu...