“Zaten Hep Benim Başıma Gelir!”

Ne kadar çok duyar ne kadar çok söyleriz değil mi bu cümleyi? Yolunda gitmeyen bir şey olduğunda “Heh zaten hep beni bulur, hep benim başıma gelir.” deriz. Gerçekte o olumsuz şeyin seni seçip geldiğinin ne kadar gerçekçi olduğu ise düşünülesidir.

Çok gülüp en ufak bir olumsuzluk yaşadıktan sonra “Çok güldüm ya ondan oldu.” düşüncesi aklından geçti mi hiç? Bu düşünce, ne gülmenin tadını çıkarmana izin verir ne de “Şimdi başıma ne gelecek bakalım!” tedirginliğinden çıkabilmene…

Asırlardır “İyi düşün, iyi olsun” mottosuyla var olmaya çalışıyoruz. Kendinizi iyi hissetmeye yöneldiğinizde, beyniniz arka planda iyi hissetmeyecek şeyler arar. Çok güldüğümüzde “ Kesin kötü bir şey olacak!” demekten kendimizi alamayız belki? Oysa kötü düşündüğümüzde beyniniz olumsuzu arar ve aradığı şeye ulaşır.  

En Uzun Yollar Tek Adımla Başlar- Bilge Uzun

Günümüz çok da iyi başlamadıysa ve “Yatağın tersinden mi kalktın sen?” cümlesiyle günün geri kalanının da kötü gideceğinin sinyallerini bir başkasından duyunca, günümüz olumsuzlukları aramakla geçmez mi? Bir yandan “kendini gerçekleştiren kehanet”e de yol açar bu durum. Evet yanlış duymadın: kendini gerçekleştiren kehanet. Bir olumsuzluğun başına geleceğine o kadar inanırsın ki, beynin bunun gerçekleşmesi için arka planda her şeyi yapar. Diyelim ki hoşlandığın biri var ve sen onun senden hoşlanmayacağına o kadar inanırsın ki kendini yansıtmayan pek çok farklı davranışla onun senden hoşlanma olasılığını azaltırsın.

Şimdi bir daha düşünelim: Bir şey yolunda gitmediğinde, senin başına gelmek için mi bekliyordur yoksa senin olumsuzlukları görmeye hazır zihnin, kötü bir şey olma potansiyelini mi çekiyordur? Cevap ortada: Zihnin zaten “yolunda gitmeyecek olana” odaklandığı için kendini gerçekleştiren kehanet gerçekleşir ve olumsuzluk ön yargısı olumsuzu çağırmaya devam eder, kısır döngü oluşur.

Bu olumsuzluk kısır döngüsü devam ettikçe de zihnin olumsuz şeyleri görmeye o kadar odaklı hale gelir ki olumlulukları görmez bile. Hatta etrafında olan iyi şeyleri görme olasılığın azaldığından bunları deneyimleme olasılığın da kalmaz.

Şimdi bir daha soruyorum: GERÇEKTEN HEP SENİN BAŞINA MI GELİYOR?

Gelişim Psikoloğu Ayşegül Gürel
İçindeki çocukla dost kalmış bir gelişim psikoloğu, müziksever bir çift-aile terapisti.